Fethiye’ye gittiğimizde yoldan geçerken daha öncede hep duyduğum, bir kez göz ucu ile otobüsten gördüğüm Ortaca ilçesindeki eski İsytanbul’lu klasik otomobil hastası Mahmut Çiriş’in galerisini ziyaret ettim. Eskiden İstanbul’da olan galeri aşağıda da alıntı yaptığım hikayede anlatıldığı üzere Fethiye’ye taşınmış. Bunun da amacı Mahmut bey’in İstanbul’dan ayrılmak istemesi.
Sizlere aşağıda kendi çektiğim fotoğrafları sunuyorum. Hikayesinide fotoğrafların en altında kalan kısımda okuyabilirsiniz. Kendiniz gitmek isterseniz. Fethiye’ye giderken Ortanca ilçesine girer girmezhemen sağ taraftaki koruluğun içinde yatan 10′larca Amerikan arabasını farketmemeniz mümkün değil… Arabaları seçiyorsunuz anlaşıp , pazarlık edip klasik ve toplanmış haline ulaşabiliyorsunuz. Benim en beğendiğim motorlu bisiklet ile Peugeot 304 Cabrio idi. Galeriyi gezmek kişi başı 2.5 TL. Fotoğraflar ve bu eski tarihe dokunmak için kesin değer…
Faydalı Bağlantılar
http://www.scooturk.net/showthread.php?t=5243
http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1998/12/13/83901.asp
http://www.turkishholiday.net/antikaraba.html
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=333&start=0
Mahmut Çiriş hakkında
Aşağıdaki Yazı http://www.scooturk.net/showthread.php?t=5243 sitesinden alınmıştır.
Bir zamanlar yollarımızda arz-ı endam eden Amerikan klasiklerinin bugün sayısı bir hayli azaldı. Ancak bu araçlara ilgi hâlâ hastalık derecesinde. Muğlada yaşayan Mahmut Çiriş’in elinde 100′ün üzerinde klasik model eski Amerikan arabası var.
Dünya teknoloji çağını yaşıyor. Otomotiv sektörü de bu teknolojiden nasibini alıyor şüphesiz. Birçok firma birbirinden farklı modellerine her yıl yenisini ekleyerek karşımıza çıkıyor. Fethiyeden Marmarise doğru giderken yolun solunda gördüğümüz manzara ise adeta teknolojiye karşı açılmış bir savaşı simgeliyor.
Etrafı ağaçlarla çevrili 6 dönümlük arazi içinde klasik tabir edilen bir sürü Amerikan arabası yan yana duruyor. İlk bakışta araba mezarlığını andırıyor burası. Ama işin aslı öyle değil. Bundan tam 8 yıl önce İstanbul bitti. diyerek tası tarağı toplayan Mahmut Ustaya ait bu yer. Arazi, klasik Amerikan arabalarının Mahmut Ustanın tabiriyle hastanesi.
En eskisi 1947, en yenisi 1989 model tam 120 araba var burada. Hepsi tamir edilmeyi, cilalanmayı bekliyor. Her birinin kaportasında koskoca bir yüzyıla tanıklık etmenin yorgunluğu var sanki. Hepsi bitkin duruyor çünkü… Kimisi bir sanatçıya aitmiş, kimisi bir Yeşilçam filminde oynamış, kimisi bir devlet adamına hizmet etmiş, kimi bir şarkıcının klibinde boy göstermiş. Hepsinin ortak özelliği ise Mahmut Ustanın hastanesinde bulunmaları.
Arazinin sahibi Mahmut Çiriş, Adıyamanlı. Çocukluğunda hiç oyuncağı olmamış. Çünkü o dünyaya gözlerini tamirhanede açmış. Doğduğu yıllarda memlekette sayılı araba vardır. Üstelik hemen hepsi de Amerikandır. 13 yaşına geldiğinde Gaziantepe gider, elinde çekiciyle birlikte. Sonra hayat onu İstanbula, Recep Tayyip Erdoğanın semti Kasımpaşaya sürükler. Orada bir süre dolmuş şoförlüğü yapar. Ancak, onun genlerine sinmiştir tamircilik. Borç harç eski bir Amerikan arabası alır. Derleyip toparlar zevkine göre. Zira, Amerikan arabalarının hastasıdır. Derken bir tane daha yapar, Anadolların, Muratların çıkmaya başladığı 1970li yıllarda. Evi, Feriköyden Çağlayana inen yolun kenarındadır. Bir gün, dönemin Tofaş genel müdürü onun yaptığı Amerikan arabasını evinin bahçesinde görür. Kimin arabası, kendisini nerede bulabilirim? diye sorar. Cevap, O, Kasımpaşada takılır. olur. Kasımpaşada tamirhanedeydim. Bir gün bir araba geldi. Şoför kapıyı açtı. İçinden inen adam, Evinin orada yaptığın Amerikan arabasını gördüm. Onun için ne istersin? diye sordu. Ben Para isterim. dedim. Adam hiçbir şey söylemeden bir çek yazdı ve gitti. Bir hafta sonra da şoförü arabayı almaya geldi. diyor Mahmut Bey.
Aynı kişi aradan bir süre geçtikten sonra Mahmut ustadan 1955 model Ford tek kapı bir Amerikan arabası ister. Bu iki arabadan gelen parayla Feriköyde bir otopark yaptım. İçine yıkama da koydum. Sonra eski Amerikan arabaları almaya başladım. Bir tane satıyor, iki tane eski araba alıyordum. diyor.
Mahmut Çiriş, Amerikan arabalarını yapmaya başladığında İstanbulda bu tür arabaların havası kalmamıştır artık: Hurdacılar patır patır Amerikan arabası kesiyorlardı. Güzelim arabaları balta ile parçalıyorlardı. Allahım diyordum. Yerim olsa da tüm bu arabaları ben alsam.
Kimde hangi model Amerikan var biliyor
Mahmut Bey daha sonra galeri açar. İşi iyice ticarete döker. Türkiye genelinden bulduğu Amerikan arabalarını toplamaya başlar: Hemen her şehri sokak sokak gezdim. Kimde hangi araba var öğrendim. Kim kime satmış, takip ettim. Arkadaşları ise Mahmut Çirişin klasik Amerikan arabalarına olan bu ilgisine gülüp geçer. Çünkü o zamanlar hiç kimse bu arabalara bakmıyordur. O yıllarda arabalar sudan ucuzdur. Sanatkâr çoktur, işçilik ücretleri düşüktür. Malzeme de boldur. Bunların da ötesinde Mahmut usta Amerikan arabalarını yapmayı adeta bir hobi olarak görüyordur.
Yaklaşık 25 yıl İstanbulda klasik Amerikan arabaları alım satım ve tamiriyle uğraşan Mahmut Çiriş, bir gün aldığı ani bir kararla İstanbulu terk eder. Elindeki tüm Amerikan arabalarını da TIRlara yükleyip Muğlanın Ortaca ilçesinin yolunu tutar. İstanbul bitmişti artık. Bize para da lazım değildi. Gideyim kafamı dinleyeyim dedim. İstanbulda ve Adanada içinde arabaların olduğu depolarım vardı. Geldim burada bir yer kiraladım. 5 dönümlük bir tarlaydı. Çakıl döktüm, moloz döktüm, bir şekle getirdim. Sonra arabaları TIRlara yükleyip buraya taşıdım. Birkaç yıl sonra da oradan ayrılarak bu gördüğünüz yeri satın aldım.
Muğlanın Ortaca ilçesine gelmesi de hayli ilginç: 1996 yılıydı. O sıralar birkaç dergi benimle görüşmüştü. 1930 model bir Fordum vardı. Bunu kim orijinal tamir ederse ona hediye ederim demiştim. Bu haberi okuyan Ortacadan Nadir Şahin isimli biri beni aradı. Benden eski bir araba istedi. Ancak parası yoktu. Ben önemli değil deyip ona arabayı gönderdim. Bu davranışım karşısında ısrarla beni Ortacaya davet etti. Buraya geldiğimde Ortacanın yol kenarında bir tabelası bile yoktu. Onun babasının bir evi vardı. Burasını boşaltırsanız bana haber verin. dedim. O an karar vermiştim İstanbul’dan ayrılmaya. Hem o evi hem de tarlasını kiraladım.
Mahmut Çiriş, bugün Amerikan arabalarına büyük ilginin olduğunu söylüyor. Arazisindeki araçların hepsini orijinal haliyle tamir edebileceğini, bunu yapması halinde de hepsinin satılacağını iddia ediyor. Buraya müşteriler geliyor. Parası olana araba topluyorum. Yoksa yapmıyorum. Bir araba için en az 8 ay lazım ki, orijinal hale gelsin. Tabii müşteri buna sabır gösteremiyor. İstiyor ki, parasını verip bir an önce arabasını alsın. Bu pantolon gömlek değil ki. Aceleci insanla uğraşmıyorum. Bana paranız gerekmez. diyerek gönderiyorum. Bu işin yapılma zamanı var.
O, Amerikan arabalarına ilgiyi hastalık olarak nitelendiriyor. Bu arabaların en güzel tarafı nedir biliyor musunuz? Yolda kalmak ve o arabayı kir pas içinde tamir edip, kontağı tekrar çevirmek. Bundan büyük zevk yok. diyor Mahmut usta. Ayrıca şimdiki arabalarla yolda kalınması halinde o arabaların sürücüler tarafından tamir edilmesinin çok zor olduğunu; ancak Amerikan arabalarının tamirinin kolay olduğunu belirtiyor.
Amerikan arabası, şık giyinmiş bayana benzer
Mahmut Ustaya göre, klasiklerin mekanik süspansiyonları çok iyi. Yola çıktığınızda araba yolun şekline göre esniyor. Ayrıca, kullanılan malzeme o dönemde savaşa katılan uçaklardan, gemilerden elde edilmiş. Bunlar, Hormonlu değil yani. diyor. Amerikan arabasını şık giyinmiş bir kadına benzeterek, Bir estetik vardır. Çizgiler vardır. Bombe vardır. Nikelajları güzeldir. İçinin ayrı bir havası vardır. Sonra Amerikan arabası yanınızdan geçerken gazlayıp gitmez. Ağırdır, endamlıdır.
Bugün bu arabaların eskiye oranla pahalı oyuncak olduklarını dile getiren Mahmut Usta, Harcıyorsun parayı, o da sana arabalık yapıyor. Bir çocuk gibidir Amerikan arabası, ona bakacaksın, bakımını yapacaksın. İstekleri olacak karşılayacaksın. Gözyaşlarını sileceksin.
Yıllardır Amerikan arabası alıp satmasına rağmen bu işten büyük paralar kazanmıyor. Bizim yaptığımız iş bunları hayata döndürmek. Eskiyi alıyorum, tamir ediyorum. Yani bu işin doktorluğunu yapıyorum. Zaten girişteki levhaya Amerikan Oto Hospital yazacağım. diyor. Para kazanmak gibi bir amacı olsaydı; ÖTV çıktığında bunların hepsini satar, aldığı 500-600 milyarı da bankaya yatırır onunla geçinir giderdim görüşünde. Çiriş Ama o zaman portakal posası olurdum. Hayatım biterdi. Bu arabalar şu an bana hayat veriyor. Eskiden kendime yaparak zevk alıyordum. Şimdi başkaları için yapıp satmaktan zevk alıyorum. Ağzı dili olsa da konuşsa bu arabalar. Yıllardır bunların bekçiliğini yapıyorum.
Mahmut Çiriş, bu işte bir hayli ünlü. Yurdun hemen her köşesinden arayanı var. Hatta bir keresinde Rahmi Koç da onu aramış. Rahmi Koç İstanbulda Koç Müzesine bir Amerikan arabası tamir edip koymam için teklitfe bulundu. Altına da ismini yazarım. dedi. Güzel bir araba yapmak neredeyse 25-30 milyara patlar. O kadar aptal bir adam değilim ki, gidip Koçun müzesine onca masraf yapıp araba koyayım.
Senede bir ya da iki araba satıyor. Şu an elindeki en pahalı araba 1968 model üstü açık Mustang. İstanbulda 30 bin dolara zor alırsın; ama bende 22 bin dolar. idiasında. Elinde 5 milyarlık araba da bulunuyor. En büyük avantajı ise hangi arabanın parçasını nereden bulabileceğini bilmesi: Mesela bir parçayı bakırdan yapmam lazım. Gidip en iyi kim yapar onu buluyorum. Çok bakırcı var. Ama ben sanatkâr arıyorum. Aynı şey ustalarım için de geçerli. Her ustayla çalışmam. Şu an çalıştığım usta zamanında Amerikan arabaları yapmış biri.Mahmut Çiriş, bir uyarıda bulunmaktan da çekinmiyor. Parası olmayan insan Amerikana girmesin. Para da gider, zevk de. Çünkü bu arabaları kimse benim gibi ucuza tamir etmez. diyor.
En büyük arzusu Amerikanla gömülmek
Onun en büyük arzusu ise bir Amerikan arabasıyla gömülmek. Bir tane Amerikan arabasını kendime ayıracağım. Koltuklarını içini tabut konacak şekilde dizayn edeceğim. Tabutu ortaya koyacağım. Sonra arabayı bir vince bağlayacağım. İçine arabanın da sığabileceği bir mezarlık açacağım. Sonra ben Amerikanın içindeki tabuta yatacağım. Vinç tabutu mezara indirecek. Bunu ölmeden önce deneyeceğim. Öldükten sonra da vasiyetimdir, çocuklarım beni böyle gömecekler. diyor.
Mahmut Çirişin bir başka projesi ise şu anki arazisinde Amerikan arabası tutkunu olan insanlara bir yarış pisti yapmak. Bunun için para gerek. Sponsor gerek. Avrupada olsaydım bunu yapardım. Çünkü orada sizin sözünüze ve yaptıklarınıza bakıyorlar. Burada ise yap ondan sonra sponsor olalım zihniyeti var. İnsanlar ellerindeki Amerikan arabalarıyla gelecek buraya yarışacak, araçları için park olacak. Aileleriyle piknik yapacak. Eğlenecek ve gidecekler. Ama şu an bunu yapmak çok zor.
Mahmut Çiriş tam 5 kez evlenir. Bu evliliklerinden 4 çocuğu var. 28 yaşındaki oğlunun tamir işinden anladığını; ancak kafasının başka yerlerde olması sebebiyle onu yanında istemediğini söylüyor. Son eşi Elif Hanımla 10 yıldır evli. Benim eşim arabanın altına yatmayı bilecek. diyor. Eşi Elif hanım da bu sözleri onaylıyor. Mahmut iş yapmayan insana bir gün bile sabır göstermez. Elif Hanım evlendiklerinde eşinin daha önce 4 kez boşandığını bilmiyormuş. Ben çocukken hep tamirci olmak istemiştim. Hatta annem bana çok kızardı. Bir gün beni istemeye geldiler. Ne iş yapıyor? dedim. Dediler ki, tamirci. Hiç düşünmeden kabul ettim.
















"Dalyan Klasik Arabalar" yazısına 14 yorum yapılmıştır.
MERHABA;
SİTE ÇOK GÜZEL FOTOĞRAFLAR ŞAHENE. FAKAT YAZILARDA ÇOK İMLA HATASI VAR. DİLBİLGİSİ KURALLARINA PEK UYMADAN YAZILMIŞ.
keşke bir kaç tanede dalyanın fotografı olsaymıs.
selam tam olarak yeriniz nerde acaba ustü acık pejoyu soracaktım satlıkmı acaba selamun aleykum
bizde 1970 model ford capri var onu toplatmayı düşünüyoruz. iç bakım boya ve motor bakımından acaba orada bu işlemleri yapma sansımız warmı. telı alıp ırtıbata geçmemız mumkunmu
mahmut çiriş; beyin tlf bana gönderirseniz sevinirim.
öncelikle merhaba ben 25 yaşındayım ben amerikan arabasını ilk görüşte kaç model olduğunu bilirim bunu bana babam aşıladı ben buraya gelmeyi ve sizle tanışmayı çok istiyorum bu güzel klasik otomobillerini böyle çürümesine gözyumamam ne olur birşey yapıp bunları ayakta tutalım çünkü kimsede olmaya bir çok model gördüm bunları yaniden toplamaya ne dersiniz ben ankarada yaşıyorum beni araasanız sevinirim. siz meil adresime meil atın ben sizi ararım siz bir dahisiniz
abi hayırlı aksamlar bende 64 chevrolet var hastalık bu iş abım hemde ne hastalık bu arabaların hastasıyım ben abım benım sızden ıstegım 64 impalanın yan cıtalarını soracaktım elınızde varmı acaba bana e-maıl atarsanız sevınırım bırde telefon numaranızı yazarsanız memnun olurum sızınle gorusmek ısterım ıyıy aksamlar BALIKESİR…..
mahmut abi merhaba ben seni feriköyden tanırım 1 kerede ortacaya yanına gelmiştim amerikan hastasıyım siten çok güzel olmuşilk fırsatta oraya yine gelecem allaha amanet ol eyvallah
Merhaba, bir kac yil evvel ziyaret etmistim.Ilgimi cekti.Simdiyse 1964 model IMPALA meraki var.Bana biraz ön bilgi verirmisiniz?.Mesela: Bütün parcalar bulunurmu,orjinalmi.Koltuklar deriden olurmu vs. Bilgi verirseniz cok memnun olurum Selam..
arkadaşlar siteye arabalara hayran kaldım böle bişi düşünüp bize kadar ulaştıranlardan allah razı olsun çok büyük bişi yapmış ilk fırsatta görmeye gelicem inşallah saygılar
öncelikle herkese selam gerçekten bu işle ilgili kim varsa hepinizi tebrik ederim evet ne yazıkki bu hastalık bendede var her zaman istemişim bi amerikan arabam olsun bi gün param olursa size gelmeyi düşünüyorum hepinize teşekkürler
merhaba üstat ben konyadan ömer cadillac hastasıyım senibu yaptığın işlerden dolayı tebrik ederim allah sana uzun ömür versin enkısa zamanda ziyaretine gelecem hayırlı akşamlar allah a emanetol
merhabalar üstat bende amerikan arabaların hastasıyım şimdilik maket koleksiyon biriktiriyorum umarım size 1969cadillac devilla kupe toplatmak nasip olur yaptığınız bu işten dolayı sizi tebrik eder allahtan uzun ömür dilerim hayırlı akşamlar
mahmut bey.madem paraya ihtiyacın yok o güzelim amerikanları iyice çürütmeden toplayıp yeniden canlandır.orası hastane değil ölü mezarlığı olmuş.yazık
Yorumunu yaz!