Tur ile ilgili araya macera yarışları vs girince son bölümü atlamıştım. O yüzden sizleri son bölüm ile karşı karşıya bırakıyorum. Bu bölümde Mağusa içinden Tuzla köyündeki eski evime nostalji turu yapıyorum.
Bu evde inanılmaz anılar gerçekleşmişti. Ev aynı halde sanki 15 yıl öncesindeki gibi duruyor. Özellikle bahçesi gene facia durumda. O otlarla çok uğraşmış kesip garaj yapmıştım.
Buradan hala toprak olan ve 16 yıl önce detoprak olan
yoldan Tuzla köyüne devam ediyorum. Tuzla 2000 kişinin yaşadığı küçük bir köy. 1974 savaşı sırasında şehit vermiş, kayıplar içinden en sonunda bazılarının bulunduğu ve acıları tazelenen küçük bir köy. Ama asıl köyün en önemli iki noktası köyün hemen 2 km yanında bulunan St.Barnabas Manastırı ve Salamis harabeleridir. Bu iki tarihi bölgeyi daha önceleri KKTC’de okurken çok gezmeme rağmen o zamanlarda dijital fotoğraf makinem olmadığından çekememiştim. Yolda giderken papatya tarlalarının arasında ise çok duygulandım. Yeşil kıbrıs’ı 10 yıl sonra tekrar görmek beni çok etkiledi…
St.Barnabas Manastırı
Salamis’te doğmuş Yahudi bir ailenin oğlu olan, St. Barnabas, Kudüs’te eğitim gördükten sonra Kıbrıs’a döner ve Hıristiyanlığı yaymak için 45 yılında St. Paul ile çalışmaya başlar. Bu faaliyetlerden dolayı vatandaşları tarafından öldürülüp, cesedi denize atılmak üzere bir bataklığa saklanır. St. Barnabas’ın öğrencileri olayları izleyip, cesedi Salamis’in batısında bir yeraltı mağarasına gömerler ve göğsüne de St.Mathews’un yaptığı incilin kopyasını koyarlar. Cesedin yeri bilinmediğinden uzun yıllar gizli kalır. 432 yıl sonra piskopos Anthemios, mezarı rüyasında gördüğünü söyleyerek, açılmasını ister. Mezar açıldığında St. Mathews incili dolayısıyla, St. Barnabas teşhis edilmiş olur.
Bu keşif sonrasında Piskopos, Istanbul’a giderek İmparator Zeno’yu bilgilendirir ve Kıbrıs kilisesinin özerkliğini kazanır. İmparator, gömütün bulunduğu yerde bir manastır inşa edilmesi için bağışta bulunur. Manastır 477′de inşa edilir. Manastır bir kilise, avlu ve avlunun üç yanında bir zamanlar papazların yaşadığı odalardan meydana gelmiştir. St. Barnabas kilisesinde çoğunluğu 18. yy’dan kalma zengin bir ikon koleksiyonu bulunmaktadır. Manastırın avlusunda bulunan bazalt değirmen Enkomi yerleşim bölgesinden, diğer sütun ve taşlar ise Salamis’ten gelmiştir. Papazların yaşamlarını sürdürdüğü odalar ise restore edilerek bir Arkeoloji müzesi haline getirilmiştir. Bölgenin en geniş müzesinde, Kıbrıs’ın Neolitik Döneminden Roma Dönemine dek geniş bir çizgideki tarihsel sürece ait çeşitli eserleri görebilmek mümkündür.
ALINTI : http://kibris.com.tr/tanitim_detay.asp?id=160
Barnabas manastırı okuldayken kitabımızı alıp çok komik bir ücrete girip okuyabileceğimiz, huzur dolu bir yer. Yazın güneş battıktan sonra avlusunun serinliği ve sessizliği gerçekten bir başka özeldir. Hemen yanı başında bulunan St.Barnabas’ın mezarı yaklaşık yürüme ile manastıra 200 metre uzaklıkta ve yer altındadır. Giderseniz orayı atlamadan dönmeyiniz.

Bir sonraki durağım buradan yaklaşık 2km uzaklıktaki Salamis harabeleri. Küçük tekerlekli bisikletim beni kovalayan tüylü çoban köpeğini ancak 1.5 km’de yormama imkan veriyor. ayaklarım yoruluyor. Arabalar köpeği ezmemek için uğraşıyorlar. Durunca ise bana saldırıyor. Böyle enteresan bir problemle uğraşarak varıyorum harabelere.
Harabeler Mağusa’nın karpaz yarım adasına göre çıkışında 7.5 km sonra sağda. Sapaktan sonra bir piknik alanı var burayı 750 metrede geçince yol sonunda sağ tarafta giriş ve bekçi kapısına rastlıyorsunuz. Burası aynı zamanda plaj. Dolayısı ile efsanevi ingiliz dondurma minibüsü ve çok sevdiğim ingiliz usulü krema dondurmaya rastlıyorum. Ve hemen nostalji yapıyorum.

Salamis harabelerinde özellikle üniversite yıllarında Jesus Crist Superstar’ı sahneleyen arkadaşlarım olmuştu. Nil, Afet ve tabiiki başrol oyuncusu Aral Balkan. Bir çok kereler ziyaret ettiğim antik kentin fotoları beğeninize sunulur.
Salamis Antik Kenti
Salamis antik kenti, Magosa’nın 6 km kuzeyinde, Kanlıdere (Pedios) nehrinin kıyısında yer almaktadır. Bronz Çağı sonlarında kurulan Salamis kentinin kuruluş efsanesine göre kurucusu Teukros’tur. Atina yakınlarındaki Salamis adasının kralı Telamon’un oğlu olan Teukros Troia savaşı sırasında kardeşi Aiax’ın intiharını engelleyemediği için babası tarafından memleketinden kovulur ve buraya gelerek kenti kurar.
Salamis’teki en erken buluntular M.ö. 11. yüzyıla aittir. Nekropolisten elde edilen verilere göre bu dönemde kentte Fenike tesiri hakimdir. M.ö. 708 yılından itibaren ise tüm ada ile birlikte Salamis de Asur hakimiyetine girmiştir. Kent 669’da sona eren Asur hakimiyetinin ardından bir müddet bağımsız krallık olarak yaşasa da sonradan Mısır hakimiyetine girmiştir. M.ö. 525 yılında ise Mısır’ın Perslerin eline geçmesi ile birlikte Kıbrıs da Pers yönetimine girer. Büyük İskender’in doğu seferi sırasında Pers yönetiminden kurtulur.
76/77 yıllarında meydana gelen depremler nedeni ile kentin tahrip olduğu antik kaynaklardan bilinmektedir. Kent yeniden imar edilse de de 332-342 yılları arasında yaşanan depremler sonucunda oturulamaz hale gelir. Constantinus II daha küçük bir plana göre “Constantia” adıyla kenti yeniden kurar. Yeniden kurulan kent Kıbrıs adasının başkentliğini Baf’ın elinden alır. 647 yılından itibaren başlayan Arap akınları, ayrıca depremlerin neden olduğu yıkım ve limanın dolması sebepleri ile Salamis terk edilir. Salamis’i terk edenlerin Magosa’ya yerleştiği düşünülmektedir.
Kuzey Kıbrıs’taki en önemli ören yerlerinden birisi olan Salamis kenti 1952-1974 yılları arasındaki kazılarla kısmen açığa çıkarılmıştır. 1974 yılında kesilen kazı çalışmaları 1998 yılından beri Ankara Üniversitesi tarafından yeniden başlatılmıştır.
Ören yerinde görülebilecek yapı kalıntılarının tamamı Roma Dönemine aittir. Söz konusu yapılar gymnasium, forum, agora ve hamam gibi kamu yapılarıdır.
İtalik yazılar ALINTI: http://kibris.com.tr/tanitim_detay.asp?id=125
Son olarak otelime dönerken marketten içli köfte alıyorum. Kıbrıs usulü, uzun yanında limanu kesilmiş. Bir başkadır tadı. son bozukparamı bu ve bir ayrana ayırıyorum. Otelime ertesi sabah çok erken uçmak üzere dönüyorum…
















"KKTC Gazi Mağusa Bisiklet Turu – Son" yazısına 3 yorum yapılmıştır.
Abi gerçekden çok güzel bir paylaşım..Eline sağlık…
Bende Kıbrıstayım şu an ve görmediğim yerlere rehber oldunuz.Teşekkürler paylaşımınız için.
Son resim ramazan da gitmedi yahu
)
Yorumunu yaz!