Cumartesi sabah saat 6:30′da diktim ayağı Sedefi… Mahmurlu gözlerle giyindik ve Bostancı vapur iskelesine gittik. 7:10 vapuruna bindik. Güzel serin bir hava eşliğinde Burgazadaya indik.

Ben giyindim, hazırlandım. Yanıma 1 tane acil durum için enerji jeli, 250ml powerade ve aşağıdaki haritamı aldım (Teşekkürler Barış Öztürk) ve sahildeki pastahane önünden koşmaya başladım. Hem güzel bir çıkışinişli koşu yapacak hem de geçen haftaki yarışta kalan noktaları bularak orienteering becerimi biraz daha geliştirecektim. Ayrıca noktalarda kalmış olan zımbaları alarak büyük bir sevapta işleyecektim. ![]()

İlk önce vapur iskelesine sırtımı verip sola doğru koşmaya başladım. Şehir merkezi biter bitmez yokuş başladı ve daha sonra toprak oldu. Yokuşta tempomu düşürdüm ve ilk sapakta 1. zımbayı aldım cebime attım
Daha sonra tırmanış azaldı ve tepenin sırt bölgesinden koşmaya başladım. U çekip bir üst kata çıktım ve tekrar bu sefer tepedeki Rum manastırının olduğu noktaya koşmaya başladım. ormanlık piknik alanında benim gibi koşanlara rastladım. Burgazada da yerleşmiş olan genç yaşlı bir grup koşan kişiye rastladım. Biraz sonra aşağıdaya doğru inişe geçtim ikinci zımbayı aldım. Daha sonra uzun bir iniş ile Kalpazankaya diye adlandırılan parkın oradan dönüş yaptım, şehir içinde bir zımbayı daha bularak sahil bölümünden pastahaneye geldim.
Uzun süredir ormanda koşuyorum ama Burgazada sakinlik, deniz manzarası ve zaman zaman esen rüzgarı ile bana daha keyifli geldi. Bir de yıllar önce çıkan yangında tepe bölümleri yanmasaymış ne güzel olurmuş. Pastanede ise su böreği, peynirli açma ve buz gibi limonata ile ödüllendirdim kendimi. Gazeteleri yemiş bitirmiş olan eşimi de alarak 9:35′te bostancıda olacak vapurumuza binip döndük


"Burgazada’da Sabah Koşusu" yazısına 1 yorum yapılmıştır.
Yazılarını zevkle okuyorum. Selamlar…
Yorumunu yaz!