Sabah kalktık ve her zamanki gibi kahvaltı için Einstein kafe’ye doğru yola çıktık. Bugün bit pazarı kuruluyor yani bu demekki kahvaltıdan sonra gidilicek adres belli. :-) Karnımız doydu, şimdi yürüme vakti.

Berlin Reichtag Meydanı Trabant Safari Unten Den Linden Metro Durak

Yolumuz uzun ama keyifli, Tiergarten yani parkın yanından gidicez. Çok büyük bir park. Koşanlar, yürüyenler, bisiklete binenler… Eminin burası yazın ve bahar aylarında çok keyifli oluyordur.

Tiergarten Park

TirGarten Yolu Tiergarten Anıtı Hitler'in Taşıttığı Anıt

Yaklaşık 4 km yürüyoruz ve bit pazarına varıyoruz. Seyahatlerimizde gittiğimiz yerlerde bu tip pazarlar varsa muhakkak gidiyoruz. Avrupa’da çok yaygın bir kültür. İnsan saatlerce dolaşıp, oranın kültürü hakkında yeni birşeyler öğrenebiliyor. Neler satılmıyor ki, herşey…  Kitaptan, tabak çanağa, mobilyaya kadar… Keşke bizde de bu şeyler olsa… Ben eski ve klasik arabalara meraklı olduğum için küçük oyuncak arabalar alıyorum… Sedef kendine klasik müzik cdleri alıyor.

Antika Pazarı - Flea Market Antika Pazarı - Flea Market Antika Pazarı - Flea Market

Antika Pazarı - Flea Market Antika Pazarı - Flea Market Antika Pazarı - Flea Market

Antika Pazarı - Flea Market Antika Pazarı - Flea Market Antika Pazarı - Flea Market

Gezmemizi bitirince Kültürforum denen komplekse gidiyoruz. Berlin tamamen kültür sanat şehri. Burada Berlin Filarmoni orkestrası var ama konserler aralık ayından önce başlamıyor. Buna gerçekten üzülüyoruz, çünkü orkestra dünyanın en iyilerinden biri. Berlin’e gitmek için başlı başına bir neden.

KulturForum Yesil Ampelmann Kırmızı Ampelmann

Buranın tam karşısındaki Gemaldegalerie’ye giriyoruz. Burası Berlin’in en iyi sanat müzesi olarak geçiyor. 13. ve 19. yüzyıl Avrupa resim  sanatı üzerine. Gerçekten muhteşem. Daha neler yok ki burada kütüphaneler, müzik enstranları müzesi, yeni nasyonel galeri, oda müziği konser salonu. Bütün bir gününüzü bu kültür forumunda ve galeride geçirebilirsiniz.

Gemaldegalerie

Gemaldegalerie Gemaldegalerie Gemaldegalerie

Gemaldegalerie Gemaldegalerie Gemaldegalerie

Buradan çıkıp Sony Centre’a gidiyoruz son derece modern ve çarpıcı bir bina. Binanın hava yastıkları ile belirli bir noktadan taşındığı belirtiliyor.

Sony Centre Sony Centre Sony Centre

Sırada Savigny Platz var. Burasıda çok şık bir bölge, güzel evler kafeler ve restoranlar var. Pazar günü çok canlı değil ama cumartesileri çok iyi olduğu kesin. Acıkmaya başlıyoruz meşhur Savigny kafeye atıyoruz kendimizi. Ev yemekleri tarzında fakat inanılmaz yavaş bir servis.

Savigny Platz Bölgesi Savigny Platz Bölgesi Savigny Platz Bölgesi

Savigny Platz Bölgesi Savigny Platz Bölgesi Savigny Platz Bölgesi

Buradan yürüyerek Fassanen caddesine gidiyoruz. İşte burada harika apartmanlar var. Bölge çok şık ve güzel.Burada bir Yahudi kültür merkezinin önüne geliyoruz. İçeri giremiyoruz ancak kapıda tüm toplama kamplarının yazılı olduğu bir anıtı görüyoruz.

Toplama Kampları

Fassane Strasse Fassane Strasse Fassane Strasse

Yürüyerek Kurfürsterdam caddesine çıkıyoruz, her yer ışıl ışıl, noel için süslenmiş. Buradan eski metro istasyonuna binip Yahudi Soykırım müzesine gidiyoruz.

Yahudi Soykırım Müzesi

Yahudi Soykırım Müzesi Yahudi Soykırım Müzesi Yahudi Soykırım Müzesi

Yahudi Soykırım Müzesi Yahudi Soykırım Müzesi Yahudi Soykırım Müzesi

Yahudi Soykırım Müzesi

Yahudi Soykırım Müzesi

Yorgunluktan ayaklarımız kopmak üzere, çay içmek için meşhur Adlon oteline gidiyoruz. Burası klasik ve tarihi bir otel. Kahveler içimizi ısıtıyor, dinlenmemiz gerek çünkü Ünlü Berlin Sinagoguna  gidicez.

Adlon Hotel

Sinagogu gezemiyoruz çünkü saatine yetişemiyoruz.  August caddesine gidiyoruz. Her sanat galerisi,vintage tarzı dükkan hareketli ve tarz bir cadde. Sokağın sonunda Rosenthal caddesi var, burası da küçük dükkanlar bazıları retro tarzından, kafeler var. Adresimiz Rosenthal caddesi 38 numara. PanAsia isimli uzakdoğu restoranında muhteşem sushi’ler bizi bekliyor.

Kurfursterdamm Caddesi Kurfursterdamm Caddesi Kurfursterdamm Caddesi

Rezervasyonumuz önceden yapılmıştı, sorun olmuyor. Yemekler çok lezzetli, servis güzel. Sushi sevenlere duyurulur. Sabah erken saatlerde cıktığımız sokakta günü akşam ediyoruz. Ama bütün yorgunluğa deyiyor, Berlin geceleri gündüzleri kadar güzel ve hareketli. Çok hoş restoranların, kafelerin önünden geçiyoruz.

Yemekten sonra üzerimize yorgunluk çöküyor,biraz yürüyüş yapıp Berlin parlamentosunu (Reichtag) gezmeye gidiyoruz çünkü gece yarısına kadar açık.

Kapıda kuyrukta bir müddet bekledikten sonra içeri girip asansörle gruplar halinde yukarıya çıkıyoruz. Berlin kuşbakışı 360 derece ayaklarımızın altında. 1884 yılında inşaa edilen yapı ikinci dünya savaşında bombalanıyor.  1996 yılında toparlıyorlar ve 1994-1999 yılları arasınsa İngiliz mimar Sir Norman Foster tarafından dünyadakı en modern parlamento binasından birine dönüştürülüyor.

Saat ilerliyor ve biz yorulduğumuzu hissediyoruz, otele geri dönme vakti yine geldi ama çok güzel bir gün geçiriyoruz.